Jason Derulo - Whatcha Say (Video) (by JasonDerulo)

filler

Sirkte gordugu her biri alti tonluk fillerin kacmamalari icin ayaklarina ince birer halat baglanmıstir.Babasina neden hayvanlarin ipleri koparmadıklarini sorar kucuk kiz. Babasi ‘Bu kosullanmaktir’ der. ‘Filler daha yavru iken kalin demir zincirlerle baglanirlar.O ilk yillar boyunca da ne kadar ugrassalarda,bu zincirleri kiramadiklarini gorurler.
Kucuk kiz ‘Ama ipler zincirlerden daha ince .Filler ipleri koparabilir.’diye itiraz eder cocuk safligi ile.‘Evet .Ama egiticiler filler zincirleri kiramayacaklarini ogrenene kadar ip kullanmazlar.Aslinda o filleri baglayan ipler degil,kendi akillarindaki kosullanmadir.İste bu yuzden bilgi onemlidir’.der babasi.(Adam Fower’in kitabindan)


Fillerin diz eklemleri pek gelismemistir. Bu yuzden dustukleri cukurlardan kolay cikamazlar.Fillerin su icmek için belli zamanlarda belli yerlerden gittigini bilen fil avcılari, o yola 1.5 metrelik cukur kazip, uzerini cali cırpi ile orterler. Fillerden biri cukura duser. Siyah elbiseli bir adam gelip fili dover. Fil cirpinir ama kacamaz.Bu iskence bir kac gun surer su yok,yiyecek yok. Birkac gun sonra beyaz giysili bir adam gelir ve siyah adami kovalar ve bir kova ile file su sarkitir. Yiyecek atar. Ardindan da cukurun etrafini genisletip fil cikacak kadar bir yol acar. Fil cikar ve artik beyaz kiyafetlinin emrine hazirdir. Ve en onemlisi siyah adam beyaz adamin kiraladigi calisandir .

bitmeyen senfoni

Bitmemiş Senfoni :))))
 
Büyük şirketlerden birisinin genel müdürü, gerçek bir klasik müzik aşığıymış.

Günlerden bir gün, şehre ünlü bir orkestra gelmiş. Vereceği konserin en önemli parçası da Schubert’ın ünlü ‘Bitmeyen Senfoni’ siymiş’.

 Genel müdür bu eseri dinlemek için çok hevesli olmasına rağmen, işi nedeni ile, konsere gidemeyeceğinden, gelen davetiyeyi şirketin verimlilik uzmanına vermiş ve;

-‘Lütfen bu konsere git ve bana izlenimlerini aktar’ demiş.

Genel müdürden aldığı talimatla, konsere giden verimlilik uzmanından, ertesi gün
bir değerlendirme raporu gelmiş.

Sayın Genel Müdürüm diye başlıyormuş.

1- Dört obuacı konserin önemli bir süresinde boş oturdular. Bunların sayısı azaltılırsa konsere daha çok katkıda bulunurlar.

2- Orkestrada on iki kemancı var. Bunların hepsi aynı anda hareket ediyorlar, ve aynı notaları seslendiriyorlar. Bence ciddi bir yanlışlık. Kesinlikle personel tasarrufu yapılmalıdır.

3-Onaltılık notalara ağırlık verilmiş. Doğrusu büyük ziyan. Seyirciler sekizlik ve onaltılık notalar arasındaki farkı anlamaz. Bu nedenle; onaltılık notalarla eser çalarak yüksek ücret alan elemanlar yerine, sekizlik notaları çaldırıp, düşük ücretle çalışan stajyerler kullanılmalıdır.

4-Yaylı sazlarla işlenen pasajlar, nefesli sazlarla aynen tekrarlanıyor. Bu durum gereksiz tekrardan başka bir şey değildir. Dolayısıyla; tekrarlar önlendiğinde, iki saatlik konser yarı yarıya inecektir.

Özet olarak sayın genel müdürüm; eğer Schubert bu önlemleri alsaydı ‘Bitmemiş Senfoni’ kesinlikle biterdi.

Arz ederim efendim.

Grilled sea bass and white wine is a beautiful day

Grilled sea bass and white wine is a beautiful day

[Flash 10 is required to watch video]

Bahcemin son hali

turk vatandasi

Vatandaş ’ Türk Osman ’ ,Osman Bey, sabah saat 7.00’de Casio masa saatinin
alarmıyla gözlerini açtı. Puffy yorganını kaldırdı. Hugo Boss pijamalarını
çıkarıp Adidas terliklerini giydi. WC’ye uğradıktan sonra banyoya geçti.
Clear şampuan ve Protex sabunuyla duşunu aldı.
Colgate ile dişlerini fırçaladı . Rowenta ile saçlarını kuruttu .
Bill’s gömleğini ve Pierre Cardin takımını giydi. Lipton çayını içti.

Sony televizyonda medya özetlerini ve flash haberleri izledi. Citizen kol
saatine baktı. Aile fertlerine ‘çav’ deyip, Hyundai otomobiline bindi. Blaupunkt radyosunu açarak, rock müziği buldu. Ağzına bir Polo şeker attı.

Şehrin göbeğindeki Mega Center’deki ofisine varınca, Casper
bilgisayarını çalıştırdı. Microsoft Excel’e girdi. Ofisboy’ dan Nescafe’sini
istedi. Saat 10.00’a doğru,  açlığını yatıştırmak için Grisini yedi.
Öglen Wimpy’s Fast Food kafeteryaya gitti. Ayaküstü, Coca Cola ve hamburgeri midesine
indirdi.

Camel sigarasını yakıp Star gazetesini karıştırdı.Akşam üzeri iş çıkışı

Image Bar’a uğrayıp JB ‘sini yudumladı, sonra köşedeki Shopping Center’a uğradı.

Eşinin sipariş ettiği Persil Supra deterjan, Ace çamaşır suyu, Palmolive şampuan,  

Gala tuvalet kağıdı, Sprite gazoz ve Johnson kolonyayı alarak kasaya yanaştı.

Bonus kartıyla faturayı ödedi.

Hafta sonu eşi Münevver’le Galleria’ya giden Osman Bey, Showroom’ları dolaşıp Kinetix ayakkabı, Lee Cooper blue jean satın aldı. Akşam evde bir gazetenin verdigi TV Guide’ a göz atan Osman Bey, kanallar arasında zapping yaparak, First Class, Top Secret, Paparazzi gibi
programlar izledi. Aynı anda Outdoor dergisini karıştırdı.  Saat 22.00’ye dogru Show’da  Türk dili üzerine panel başladı. Ama  uykusu gelen Osman Bey, televizyonu kapatıp yatak odasına geçerken, kendini mutlu hissetti.

” Ne mutlu Türk’üm diyene!” diye gerindi ve uyudu. Hâlâ da duyuyor..

İyi uykular sevgili milletim…”
ŞENİZ BÜYÜKKARACA

1 hal

Kaynana gelinini alır karşısına.Bak kızım benim 3 halim var.
1.Gülü göğsüme takarsam ogün sinirliyimdir.
2.Gülü kulağıma takarsam ogün orta halimdeyimdir,
3.Gülü başıma takarsam ogün iyi halimdeyimdir.
Sıra geline gelir;
Bak anne der ,benim 1 halim var.
Sigaramı yakarım, bacak bacak üstüne atarım.
Sen gülü kıçına da taksan ben yine bildiğimi yaparım.

pratik kadin zekasi

10 erkek 1 kadin 11 kisi helikerden sarkan ipe tutunmuslar ama ip 11 kisiyi cekmiyor birinin birakmasi lazim yoksa ip kopacak ama kimin ipi birakmasina karar verememisler kadin hemen atilir tamamen gonullu olarak ben ipi birakacagim der cun ki bir kadin kocasi icin cocuklari icin aslinda genelde erkekler icin herseyi birakmaya aliskindir der bu soz uzerine 10 erkek birden alkislar kadini

Adamın biri çok zenginmiş hayatta her istediğini yapmış bir şeyi merak ediyormuş doğum sancısı hemen aile doktorunun yanına gidiyor
-doktor ben hayatta her türlü zevki tattım.bir tek şey içimde uhde kaldı oda doğum sancısı çok merak ediyorum nasıl duygudur bu.sana 20 milyar para bana bu duyguyu tattırırsan sana helal olsun.                                                                     doktor: aman beyefendi bu imkansız birşey siz kadındeğilsinizki bu kadınlara mahsus bir olay.                                                                                             doktor biryandan servet denilecek parayıda kaçırmak istemiyor.aklına samimi olduğu birazda cin gibi olan başka bir doktor arkadaşı geliyor.
-beyefendi ben bu işi beceremem ama çok samimi olduğum iyi bir doktor arkadaşım var ona bir telefon edeyim bakalım o ne diyecek.
adam: ne yaparsan yap bana bu duyguyu tattır.diyor.
doktor hemen arkadaşını arıyor.durumu anlatıyor işin içinde büyük para olduğunu söylüyor.arkadaşı da
-hemen bana gönder o arkadaşı diyor.doktor arkadaşının muayenehanesinin adresini adama veriyor.Diğer doktorun yanına adamı gönderiyor.Aradan zaman geçiyor 3 saat sonra doktorun telefonu çalıyor,doktor telefona cevap veriyor.Arayan adamı
gönderdiği doktor arkadaşı
-hemen arabana atla muayenehaneme gel işi hallettim payına düşen 10 milyarı al çünkü bu salağı bana sen gönderdin.doktor arabasına binip doğru arkadasşının muayenehanesine gidiyor arkadaşı içerde adam görünürlerde yok.Doktor arkadaşına
 yahu nasıl hallettin bu işi bu imkansız bir olay.arkadaşı
 -çok kolay oldu zaten gönderdiğin adam yan odada inanmazsan nasıl kıvranıyor aç kapıyı gör istersen.Doktor yavaşça yan odanın kapısını aralıyor gerçekten adam
 içerde kendini yerlere atıyor bağırıyor inliyor.doktor arkadaşına:
-arkadaş iyide nasıl yaptın onu bana anlat arkadaşı:
 -çok kolay.2 şişe muhsil içirdim.poposunada 2 dikiş attım hadi bakalım çıkarabilirse çıkarsın :=)))

kisirdöngü

Patron Sekretere:
Bir haftalığına iş için yurtdışına çıkacağız. Ona göre hazırlan.

Sekreter kocasını arar :
Patronla bir haftalığına yurtdışına çıkacağız. Sen başının çaresine bakarsın.

Kocası sevgilisini arar :
Karım bir haftalığına yok. Bu haftayı beraber geçirelim.

Sevgili Özel ders verdiği minik çocuğu arar :
Bu hafta sana ders veremicem. Gelmene gerek yok.

Minik çocuk Dedesini arar :
Dedecim. Bu hafta dersim yok. Öğretmenim yok.Bu haftayı beraber geçirelim.

Dede (1.bölümdeki patron olur) sekreterini arar:
Bu haftayı torunumla geçireceğim. Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.

Sekreter kocasını arar :
Gezimiz iptal oldu. Gidemicez.

Koca sevgilisini arar :
Bu hafta beraber olamıcaz. Karımın gezisi iptal oldu.

Sevgilisi ders verdiği minik çocuğu arar:
Bu hafta sana ders verebileceğim. İşlerim iptal oldu.

Minik çocuk Dedesini arar :
Dedecim. Öğretmenimin işleri iptal oldu. Bu hafta beraber olamıcaz. Çok üzgünüm.

Dede sekreterini arar :
Merak etme. Bu hafta yurt dışına çıkabileceğiz. Hazırlıklarını yap…

Umutlar olmesin

Öyküsünü yazmak istedin belki
Su gibi masmavi yasanmisligin
Ne mümkün, kalbinin titrek dili ki…
Farkinda olmadin kararmisligin.

Gök benim, kus benim diye sevinsen
Bir bilsen, dünyanin neleri varmis
Uçmak için ne kadar da dövünsen
Afàki kapkara bulutlar sarmis

Umutlar ölürse eger, kirilir
Bin bir özveriyle tutundugun dal
Gözlerinden bir tül gibi siyrilir
Her aynada görüp durdugun hayal.

Garip bir hazan hep mevsimin olur,
Ölür gözlerinde mavi ufuklar,
Bir seher yildizi devrimin olur.
Yeniden baslar en uç yolculuklar.

Umutlar ölmesin yoksa anlarsin
Sairlerin hayal devsirdigini;
Aglarsin her aksam ve de anlarsin
Her günün sana dert getirdigini

Oysa ne zormus meger, yokluklarla
Yazmak, o öyküyü en yeni bastan;
Upuzun münzevi yolculuklarla
Kaçmak seni esir alan akistan.

Bu, gece ülkesi, günes istersen
Bilesin ki fecre köprü, yollarmis.
Pervasiz çigligin müzmin simgesi
Bu siire bir gün kulak verirsen
Anlayacaksin ki bahar ülkesi
Uzaklarda da olsa yildizlarmis.

OLMALISIN

BANA ÖYLE YAKIN OLMALISIN KI EN UZAKTA OLMALISIN AYRILIK HERSEYI KIYMETLI YAPAR ÇÜNKI KIRILMALI,INCINMELI,HAYATI ÖGRENMELISIN KIRGINLIK INSANI OLGUNLASTIRIR KAR GIBI OLMALISIN ANA SÜTÜ GIBI BEYAZ ÖYLE ACIK OLMALISINKI INSANLAR KORKMALI SENDEN BENIM IÇIN HER SEYI SILEBILMELISIN SILEBILMELISIN ÇÜNKI BEN SILECEGIM! HER ENGELI ASMALISIN BEN HIÇ ENGEL TANIMAYACAGIM! AGLAMALISIN AMA KOLLARIMDA GÖZYASLARINI KIMSE GÖRMEMELI ONLAR INCI TANESIDIR BENIM IÇIN KIBIRI,BÜYÜKLÜGÜ,BENCILLIGI TOPRAGA GÖMMELISIN MUTLU OLACAKSAN BOSADA OLSA HERSEYINI FEDA EDEBILMELISIN SOGUK OLMALI SICAK OLMALISIN SENDE ÜSÜYÜP SENINLE ISINMALIYIM KANIMDA DOLASMALISIN SICAK SICAK HER ATTIGIM ADIM,HER ÇEKTIGIM NEFES OLMALISIN VE BENIMLE ÖYLE DOLU OLMALISINKI BIRGÜN BEN GÖÇÜP GITTIGIMDE BENSIZ OLMAYASIN!

Mutlulugunuz ugruna

Bazen kalabalık bir ortamda yanlızlığı hissederim tüm kalbimle kendimle baş başa kalma arzusu ile. Oysa ne kadar korkardım yanlızlıktan. Sevgisiz kalmaktan.Kendimle ilgilenmediğimi düşünüyorum çoğu zaman. Varlığımı unutmuşum dünya işleriyle boğuşurken. Kalbimin attığını hissediyorum sessizliğimi dinlerken. Ne çok konuşmuş dudaklarım kelimeleri tutamaz olmuşum. Ne çok söz duydu kulaklarım. Yalanla haksızlıklarla ağlama sesleriyle tahriş olurken duygularla dostlarımın sesleriyle tamir edilmeye çalışılmış. Neden insanlara sevgiyle yaklaşmama rağmen hiç dinlenmedi dertlerim. Hiç merak edilmedi yüreğimdeki çarpışmanın nedeni. Neden sorulmadı gülmemin sebebi. Bilmiyorum…! Her zaman yanlarında olduğum dostlarım….. Neden en ufak iç çekişinizde yanınıza koştuğum halde bir kere olsun düşünmediniz hislerim olduğunu duygularım olduğunu. Her zaman gülüşümün altında saklı olan hüznümü. Belki ben büyük bir ustalıkla sakladım sizlerden belki siz kendi dertlerinizi yüklenmeme alıştınız… Bazen yoruluyor yüreğim problemleri takmadığımı sanıyorsunuz. Pozitif bir insan olduğumu düşünüyorsunuz. Aslında örtüyorum üstlerini gülümsemeyle. Belkide birikiyorlar. Ben her zaman başkalarını üzmemek adına üzülmemiş gibi göründüm. Çok gece herkezden saklı gece yarısı evimim balkonunda sessiz sesiz yaşlarıma döktüm içimi oda bana eşlik etti yanaklarımdan süzülürken. Sabah yeni doğan günle takındım gülümsememi yüzüme evimden çıkarken. Bazen ağır geliyor yüreğime takılı olanlar taşıyamıyorum. Sessizliğimle bastırmaya çalışıyorum yüreğimdeki canavarları. Ben böyle değildim tek başıma sırtlanmaya çalışmazdım hüzünümü. Defalarca denedim hislerimi açıklamayı duyan olmadı arkadaşlarım. Ağzımı açtığımda bastırdı sesimi sesleriniz. Dinlemeye alıştırdınız beni. Konuşmamı dinleyen yokki diye düşündüm bana kaldı hüznümü sindirmek. Evet şimdi gülümsüyorum her şeye rağmen. Bunlar belki gizli bir sitemdi yüreğimde. Ama her şeye rağmen sevgi karşılık beklememeli kızamıyorum hiç birinize. Tebessüm edeceğim son nefesime kadar. Mutluluğunuz uğruna…



1/2 Next »